doğa bozulurken beklemeyelim yapacak şeyler var
21/2/2007 tarihinde eklenmiştir..Yorum (11) Kalıcı Bağlantı
Eskiden hepimiz havalar soğuk ısınsın yaz gelsin yağmur yağmasın gbi gerçekten bencilce isteklerde bulunurduk.. Sadece kişisel rahatımız için, kıyafetimiz bozulmasın, rahat yürüyelim, üşümeyelim gibi nedenlerle... Artık bakıyorum eğitimlisi eğitimsizi herkes yağmur yağsın kuraklık olmasın, sonumuz ne olacak gibi cümleler kuruyor.. Azıcık hava bulutlansın seviniyoruz.. Küresel ısınma hepimizin gündemindeki konu oldu.. Gelecekte çocuklarımızın neler yaşayacağını düşünüyoruz... Sadece korkmak yeterli mi dikkat edilmesi gerekenleri biliyor muyuz ben kendi adıma buna fidan dikmek gibi bir katkıda bulunmayı planladım.. Bu gerçekten çok kolay ve ucuz bir yardım hep düşündüğüm ama sadece denk geldiğinde aldığım fidanları elde etmek bağış yapmak çok kolay ben egede olduğum için önecelikle egede bunu uygulamak üzere araştırdım geçen gün.. Sadece ad soyadı ve adres bilgilerini vererek ve fidan başına 2 milyonu(istediğiniz kadar) hesaba yatırarak fidan bağışında bulunabiliyorsunuz... Bundan sonra hem kendim hem de yakınlarımın doğum günleri, bir bebeğe altın yerine bu fidan bağışını yapmaya karar verdim.. Beklemek yerine birşeyler yapmak lazım değil mi???
Bununla ilgili olarak aşağıdaki yazıyı okumanızı isterim..
Yaşadığımız sürece, tarımsal ve endüstriyel üretim yaparak, su, deterjan, akaryakıt, odun-kömür kullanarak, katı ve sıvı atıkları atarak, ormanların yanmasına yol açarak hepimizin az veya çok çevreyi kirlettiği, tahrip ettiği bir gerçektir. Ancak çevreyi koruma bilinci ve sorumluluğu yaygınlaşmadıkça hava, su ve toprak kirlenmesi, Türkiye'de çok ciddi bir yaşamsal sorun olmaya devam edecektir. Çevre kirliliğini en az düzeye çekmek ve korunmasına katkıda bulunmak hepimizin görevidir. Bu bağlamda, ağaç dikmek ve ormanları korumak yalnız devletin değil, bu ülkede yaşayan tüm bireylerin milli ve insani görevidir. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras hiç kuşkusuz yaşanabilir çevre olacaktır. Çevreye verdiğimiz zararı telafi etmediğimiz taktirde, orman fakiri olan Türkiye'de doğal dengenin bozulması, erozyon, kuraklık, kirliliğe dayalı hastalıklar ve orman ürünleri ithalatının artması kaçınılmazdır.
Giderek artan odun, kereste, selüloz, kağıt, reçine vb. orman ürünleri ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, insan sağlığının korunması, erozyonun ve hava kirliliğinin önlenmesi açısından yaşamsal öneme sahip ormanları korumak ve genişletmek zorundayız. Yemyeşil bir ülkede yaşamak istiyorsak bu bilinci başta çocuklarımız olmak üzere tüm dost ve yakınlarımıza yaymalıyız. Ağaç dikmeyi, kitap okumak, spor yapmak, müzik dinlemek, seyahat etmek gibi bizi mutlu eden bir hobi haline getirmeliyiz.
Devamı için http://www.egeorman.org.tr/egeorman/baskan.asp tıklayın...

